ANTİK YUNAN KÜLTÜRÜNE GENEL BAKIŞ
İtalya Sanat

ANTİK YUNAN KÜLTÜRÜNE GENEL BAKIŞ

M.Ö 4.yy.da dünya tarihinin en önemli kişilerinden bir tanesi olan Büyük İskender, Makedonya’da başlayan yolcuğunda, Kuzey Afrika’dan Hindistan’a dek uzanan bir İmparatorluk kurmuştu. Bu geniş coğrafyadaki hakimiyet beraberinde doğu-batı arası kültürel etkileşimi hızlandırmış, dünyanın pek çok yerinde Yunanca, Yunan kültür ve felsefesinin yayılmasını sağlamıştır.

Bergama Antik Kenti

M.Ö 323 yılında Büyük İskender’in ölümü ile İmparatorluk 4 parçaya ayrılmıştır. Kurulan Makedonya, Akkalid ve Kommagene ve Selefki devletleri varlıklarını 300 sene kadar sürdürmüş, bu süre zarfında Yunan kültürü bu coğrafyalarda egemen olmaya devam etmiştir. Parçalanan İmparatorluk’un mirasçılarını yenerek büyük bir güce ulaşan Roma İmparatorluğu, fethettiği yerlerde Yunanca ve Yunan medeniyetinin hakimiyeti ile karşılaşmıştı.
Zaman içerisinde Yunan kültürünün yerini Roma İmparatorluk’un Latin kültürü almaya başlamıştı.

Üsküp Büyük İskender Heykeli

İmparatorluğun doğu-batı ayrımından sonra da Doğu Roma toprakları hakimiyetindeki Anadolu, Balkanlar, Suriye, Filistin ve Mısır’da bir süre Latin kültürü egemenliğini sürdürmüştür. Bu süreçte kentlere Yunanca bilmeyen ve Latince konuşan yöneticiler atanmış, resmi dil Latince olarak seçilmiştir. Yine bu dönemde Yunanca’ya pek çok Latince kelime geçmiştir.

Kudüs Kıyamet Kilisesi

Katolik ve Latin Batı Roma ile Ortodoks ve Helen Doğu Roma arasındaki ayrım derinleştikçe, Doğu Romalılar’da Latin kültürüne karşı düşmanlık oluşmuş, devlet dairelerinde Yunanca resmi dil haline gelmiş ve Antik Yunan bilim insanlarına verilen önem artmıştır. Antik Yunan felsefe ve tarihi, eğitim sistemine eklenmiştir.

Vatikan

Roma Hipodrom

Bununla beraber Bizans, idari kurumlar, mali teşkilat, diplomasi, siyasi strateji, devlet yönetimi,ordu ve hukuk alanında Batı Roma etkisini kırarak, kendisine özgü düzenlemelerle değişikliklere gitmiştir.

Bergama Antik Kenti

Bizans Devleti Antik Yunan bilimine sahip çıkarak, bunların yeni coğrafyalara ve nesillere aktarımını sağlamıştır. Bilhassa 8.yy.da yükselişe geçen İslam Bilimi, bundan oldukça faydalanmıştır. Abbasiler döneminde Bağdat medreselerinde Aristo, Eflatun, Evripidis, Sofoklis, Herodotos ve Tukididis gibi 80’e yakın bilim adamı ve felsefecinin kitapları Arapça’ya çevrilerek incelenmiştir. Bilhassa Aristo’ya önem atfeden İslam alimleri, O’na ilk öğretmen manasında “muallimü’l-evvel” sıfatını layık görmüşlerdir.

İlgili Diğer Yazılar

LVİV OPERA EVİ

KAZABLANKA 2.HASAN CAMİİ VE MİMARI PINSEAU

VİYANA BELVEDERE SARAYI VE PRENS EUGENE

HOLLANDA ALTIN ÇAĞI

MICHELANGELO VE VATİKAN SİSTİNE ŞAPELİ

İRTİBAT

Medeniyetin İzinde

Türkiye