DÜNYA’NIN KÜLTÜR BAŞKENTİ: LÜBNAN
Lübnan Mimari

DÜNYA’NIN KÜLTÜR BAŞKENTİ: LÜBNAN

Yazının başlığı biraz iddialı gelebilir. Ancak Lübnan ve özelinde Beyrut bu ünvana layık olacak pek çok özelliğe sahip.

Günümüz Lübnan topraklarında ilk büyük medeniyet MÖ 2000’lerde tarih sahnesine çıkan Fenikeliler olmuştur. Üzerinde yaşadıkları arazinin tarıma yeterince elverişli olmaması hasebi ile, bölgede yetişen sedir ağacının yapısal özelliklerinden faydalanarak uzun mesafeler kat edecek gemiler inşa etmiş ve Kartaca (Tunus) gibi koloniler kurarak bir Akdeniz  İmparatorluğu haline gelmişlerdir.

Mısır Dönemi Eseri ( Beyrut Ulusal Müzesi )

Babil, Hitit, Mısır ve Grek Uygarlıkları arasında mekik dokumuş olan Fenikeliler, ticaret ile birlikte kültür, bilim ve medeniyetin coğrafyalar arasında geçişine destek olmuştur. Zaman içerisinde Mısır, Asur, Pers, ve Yunan hakimiyeti altında kalan Fenikeliler, milat sonrasına Roma tahakkümü altında girdiler.

Saint Louis Katolik Klisesi ve Roma Banyo Kalıntıları

10.yy’a değin Akdeniz ticaretinde hakimiyet kurmuş olan Lübnan sahilleri, Venedik, Pisa ve Ceneviz gibi denize dayalı siyaset güden devletlerin tarih sahnesine çıkışından etkilenmiş olsa dahi önemini korumuştur.

11.yy’da başlayan Haçlı Seferlerinin ilkleri ağırlıklı olarak kara yolu ile Anadolu üzerinden yapılmıştır. Bilhassa 3.Haçlı Seferi’nde karadan gelen Alman ordularının Selçuklu kuvvetleri karşısında büyük kayıplar vermesinden ötürü sonraki seferlerde orduların Orta Doğu’ya nakli daha ziyade deniz üzerinden yapılmak istenmiştir. Bu dönemde Akka, Hayfa ve Trablus gibi Doğu Akdeniz limanları büyük önem arz etmiştir. Bununla birlikte 13yy’da Orta Doğu ve Anadolu’ya yoğunlaşan Moğol saldırıları ve bölgedeki siyasi istikrarsızlık İpekyolu ticaretini karadan ziyade deniz yoluna yönlendirmiştir.

Şüphesiz Lübnan toprakları üzerinde cereyan eden toplumsal etkileşimler pek çok dini ve etnik unsurun bu topraklarda var olmasını sağlamıştır.

Haçlı Seferleri döneminde Eyyübi ve Memlük devletleri himayesinde olan Lübnan topraklarında mevcut olan Maruni mezhebine mensup Hristiyanlar Yazar Kemal Salibi’nin naklettiği üzere Haçlı kuvvetlerine misafirperverlik göstermiş ve hizmet etmiştir. Bu hizmetin karşılığı olarak Papa, dönemin Maruni Patriği Yusuf el-Circisi’ye (1100-1120) çeşitli hediyeler sunmuştur.

Saint Georges Maruni Katedrali ve Muhammed el Emin Camii

Lübnan ve batı arasındaki etkileşim günümüz Lübnan sosyal yapısında etkisini sürdürmektedir. Yasin Atlıoğlu’nun Lübnan Marunileri kitabında Suriye’li akademisyen Sami Maubayedi’in 2006 yılında yayımladığı bir makaleden şu satırlar nakledilmiştir;

“Hristiyan Lübnan büyük ölçüde Fransa’nın etkisindedir. Lübnan’ın sakinlerinden bazıları Fransızca’yı Arapça’dan daha rahat konuşmakta ve Franko-Lübnan kültürü muhafaza etmek için İngilizce öğrenmeyi reddetmektedir. Lübnan’da her sabah kalkıp Fransızca gazeteler okurken kahve içmek bir toplumsal ölçüttür.”

Lübnan Fransız kuvvetlerinin 1.Dünya Savaşı kapsamında Ekim 1918 Beyrut işgaline değin, 400 sene boyunca Osmanlı bünyesinde özerk bir idare olarak varlığını sürdürmüştür.

Fransız mandası altında oluşturulan Lübnan Devleti pek çok dini ve etnik unsuru bünyesinde barındırmakta idi. 1932 yılında yapılan nüfus sayımında 785.543 kişilik nüfusun  %29’u Maruni, %23’ü Sünni, %20’si Şii, %10’u Grek Ortodoks, %7’si Dürzi, %6’sı Grek Katolik ve %3’ü Ortodoks Ermeni olduğu belirlenmiştir. Yıllar içerinde toplumda Hristiyan Mezheplerin oranı düşmüş, Sünni’ler yerini korurken Şii’lerin ağırlığı artmıştır.

Sursock Museum

Byblos (İncile ismini veren şehir – Bible), Baalbek, Sur ve Sayda gibi binlerce yıllık kadim şehirleri görebileceğiniz Lübnan, Beyrut Ulusal Müzesi, Art center ve Sursock Müzesi gibi modern mekanları ile geçmişten günümüze bir perspektif oluşturmaktadır. Tüm bu özellikleri ile Lübnan için kültür ve medeniyetlerin buluşma noktası dememiz doğru olacaktır.

İlgili Diğer Yazılar

MACAR KİMLİĞİ VE MİMARİYE YANSIMALARI

LVİV OPERA EVİ

160 YILDIR YERİ DEĞİŞTİRİLEMEYEN MERDİVEN

MESCİDİ AKSA NERESİDİR ?

MESCİDİ AKSA YANGINI

instagram

106 post
17571 followers
194 following
  • Bazen, yıllar öncesi gezilen ve pek çok detayını unuttuğumuz seyahatlerden bize kalacak hisseleri, ancak belirli bir zaman ve demlenme sürecinden sonra alabiliyoruz. Şüphesiz bunu bir kitap, bir film veya herhangi bir yaşanmışlık içinde söylemek mümkün.🙇‍♂️🙇‍♀️
  • Yemek, içerisindeki malzeme ve pişirme tekniğinden yeme adabına değin bir medeniyetin aynasıdır. Toplumun kültür ve tarihine dair referanslar verir. Bunun en güzel örneklerinden biri zengin İran mutfağıdır. Bir İran sofrası adeta Atina
  • Her gezi öncesi olduğu gibi okumalar ve araştırma yaparak Tayland
  • Havalar soğuyunca aklımıza 1 yıl önceki Lviv seyahatimiz düşüverdi. Kentin tarih kokan sokaklarını üşüyerek adımlarken, hemen her sokak başında karşımıza çıkan sevimli kahve kiosklarının verdiği mutluluk tarifsizdi ☺️☕
  • Tayland Gezi Notları; 🔍Vizesiz 🔍Bangkok ve çevresi için en az 3er gün gerekli. 🔍Uçak bileti 
gidiş dönüş 2600 TL ( skyscanner) 🔍Kent içi toplu ulaşım iyi. Kent dışı geziler için internetten uygun fiyatlı rehberli turlar ayarlanabilir. 🔍Trafik yönü ters.Taksi şoförleri çoğunlukla İngilizce bilmiyor. 🔍Gecelik 4 yıldızlı bir otelde 2 kişilik konaklama 400 TL’den başlıyor.100-150 TL aralığında hostel bulmak mümkün.( sadece bayanlara özel var) 🔍Fiyatlar Türkiye’ye kıyasla bir miktar ucuz. 🔍Sokaklarda ağır bir yağ kokusu var. Hassasiyeti olanlar maske götürebilir. 🔍Helal yemek bulmak mümkün. 🔍Nem çok yüksek. Pamuklu kıyafetler tercih etmelisiniz. 🔍Ayutthaya, Maeklong Railway Market, Amphawa Floating Market kent dışında gezilebilecek yerler. 🔍Mahanaghon Skywalk,Grand Palace,Wat Pho, Chatuchak Pazarı, Bang Uthit Camii kent içinde gezilebilecek yerler.
  • Piramitler, amfi tiyatrolar, zigguratlar, camiler, tapınak yapıları, saraylar ve yapılış amacı yalnızca işlev görmek olmayan daha pek çok yapı türü. Mimarlık pek çok zaman, bulunduğu dönem ve medeniyetin gücünü ve zihni altyapısını sergileyen bir araç olarak kullanılmıştır. 
Yakın döneme baktığımızda, "Chicago Okulu" olarak adlandırılan fikri ve teknik altyapı ile birlikte günümüzün güç ve ihtişam sembolü olarak gösterilen gökdelenlerin ilki 1885 yılında yapıldı.

10 katlı ve 55 metre yüksekliğindeki "Chicago Home Insurance Building" ilk çelik iskeletli gökdelen olarak tarihe yazılır.

Asansörün icadı, havalandırma ve aydınlatma sistemleri, gelişen inşaat teknolojisi derken, bugün artık 1km yüksekliği aşan yapılardan söz etmekteyiz.

Bu yarışın içerisinde yer almış bir kaç yüksek yapıyı deneyimleme şansımız oldu. Berlin TV Kulesi (368m), Tehran Milad Tower (435m), Dubai Burj Khalifa (828m), Bangkok Mahanakhon (314m). Kıyaslamak gerekirse;

Şüphesiz Burj Khalifa en görkemli olanıydı. Evet çok yüksekti ancak kendinizi uçaktan aşağıya bakıyormuşcasına ortamdan uzak hissediyordunuz. Manzara açısından da yakın plandaki bir iki yapının ötesinde koca bir çölü izliyordunuz. 
Berlin ve Tahran
  • Bangkok dünyanın en fazla turist çeken çeken kenti. Yıllık 23 milyon turist ile Paris, Londra ve İstanbul gibi kentleri geride bırakıyor. Gözlemlerimize göre bunun pek çok sebebi var.

Bangkok ve genelinde Tayland, hem düşük hem de  yüksek bütçeli turislere birbirinden farklı gezi rotaları sunuyor.

Güzel sahilleri, adaları, tarihi alan ve tapınakları, sokak lezzetleri, vahşi yaşam alanları, tropikal alanları, lüks şehir imkanları vb. Turizmde bir çeşitlilik söz konusu. Dolayısıyla 1 seferinde Phuket adalarında temiz suyun keyfini çıkaran bir turist, bir başka sefere kuzey ormanlarının büyülü dünyasında kaybolmak isteyecek.

Turizm aynı zamanda ülkenin en önemli gelirlerinden birisi. 450milyar dolar civarındaki yıllık hasılanın 100milyar dolarlık kısmı turizmden sağlanıyor. Tapınakların pek çoğuna ücretli girilen ülkede, bu yolla hem budizmin tanıtımı yapılıyor, hemde dini kurumlara büyük gelir sağlanıyor.

Açıkçası yaklaşık 10 günümüzü ayırdığımız bu gezide, belkide Tayland
  • Tayland