TÜRK DÜŞMANI ROTERDAM’LI ERASMUS
Hollanda

TÜRK DÜŞMANI ROTERDAM’LI ERASMUS

Erasmus. Günümüzde öğrenci değişim programlarına ismi ithaf edilen kişi. 1466’da Hollanda Rotterdam’da başlayan hayatına pek çok kitap, gezi ve çalışma sığdıran rahip Desiderius Erasmus, hümanizm önderliğinden Türk düşmanlığına geçiş yapan düşüncelerle dolu bir hayat yaşamıştır.

Roterdam Erasmus Köprüsü

Martin Luther’in Hristiyanlıkta reform çağrılarının yayıldığı bir dönemde rahiplik yapan Erasmus, kilisede reform gerekliliğine inanmakla birlikte kiliseler arasında ayrışmaya yol açacak olan bu tartışmalardan uzak durarak Hristiyanlıkta birliği savunmuştur. Diarmaid Maccullock yazmış olduğu “Hristiyanlığın İlk 3000 Yılı” kitabında Erasmus’un kiliselere dair şu sözüne atıfta bulunmuştur;

“Daha iyisini bulana dek bu kiliselere katlanacağım. Onlarda ben daha iyi hale gelene dek bana katlanacak.”

Rotterdam Şehir Genel Görünümü

Paris Üniversitesi”nde eğitim hayatını sürdürmeye gitmiş olan Erasmus, bir erkeğe karşı yazdığı “ruhumun yarısı” hitaplı aşk mektuplarından ötürü üniversiteden uzaklaştırılmıştır. Daha sonra İngiltere’ye geçmiş ve 1510 – 1515 yılları arasında Cambridge Üniversitesi‘nde bulunmuştur. Bu yıllarda “Ütopya” yazarı ünlü İngiliz Felsefeci Thomas More vb. kimselerle tanışarak kendisini entelektüel bir camianın içerisinde bulmuştur. Stefan Sweig “Rotterdam’lı Erasmus” kitabında Erasmus’un Thomas More’a dair bir sözünü alıntılamıştır;

“Thomes More’a gelince; Tanrı ondan daha yürekli, ince ruhlu ve karşısındaki için mutluluk kaynağı bir insan yaratmış mıdır acaba?

Rotterdam Şehir Genel Görünümü

Erasmus belkide en bilinir olan kitabı “Deliliğe Övgü”yü İngiltere’de bulunduğu 1511 senesinde yazmıştır. Fikri anlamda kendisinden çok etkilenmiş olduğu Thomes More‘a ithaf ettiği kitabında delilik kavramını tanrısal bir karaktere bürümüş ve deliliğin bilgelik olduğundan söz etmiştir.

“Dostların aşırılıklarına tahammül etmek, onların eksikliklerini görmezden gelmek, onların gururu incinmesin diye bu kusurları tekrar etmek, onlardaki bütün ahlaksızlıklara hoşgörüyle yaklaşmak birer erdemmiş gibi bunlara hayran olmak deliliğin alametleri değil mi?”

Deliliği adeta felsefenin zirve noktası olarak görmüş ve kitabını şu kelimelerle bitirmiştir;

“Elveda, deliliğin yüksek ve aziz dostları. Beni alkışlayınız. Size sağlık ve güzel eğlenceler dilerim.”

Rönesans dönemi hümanizminin öncüsü olarak gösterilen Erasmus, kilise ve toplumdaki ayrışmaların son bulmasını, insan merkezli bir yaşamı ve bilgeliğin üstün tutulduğu toplu bir Avrupa hayaline sahipti. Yaşamının son yıllarında eğitimine Basel‘de devam eden hümanist yazar, sahip olduğu insan odaklı hassasiyetlerine Türkler’le ilgili sahip olmamıştır.

Rotterdam Şehir Genel Görünümü

1530 yılında yazdığı “Türkler’le Savaşmak İle İlgili Faydalı Bilgiler” kitabında Türklere ve özelinde İslam’a dair sahip olduğu fikirleri açıkça belirtmektedir. 1526’da Mohaç Meydan Muharebesi’ni kazanmış ve 1529 itibari ile 1.Viyana Kuşatması’nı gerçekleştirmiş olan Osmanlı Devleti’ne dair korkular Avrupa’da kendini hissettirmekte idi. Olası bir Viyana kaybının Osmanlı’yı Avrupa’nın içlerine kadar sokabileceğinin farkında olan Avrupa din ve bilim insanları buna dair tezler geliştirmekteydi. Türkler’e dair objektif değerlendirmelerden çoğunlukla uzak kalan bu çalışmalarda, yazarlar hissiyatını çalışmalarına yansıtmıştır.

Bu konuda makale hazırlayan Gümüşhane Üniversitesi’nden Celal Yeşilçayır şu tespitlerde bulunmuştur;

“Ancak görebildiğimiz kadarıyla onun düşünceleri zaman içinde insanlıktan Hristiyanlığa doğru evrilen bir süreç izlemektedir. Onun, temel olarak başvurduğu benzetme Hristiyanları bir vücudun azaları olarak görmesidir ve bu örneğini Avrupalılık ile Hristiyanlık arasında adeta bir sentez yapmaya çalıştığı şu ifadelerde net olarak gösterir: “Ren, Fransızlar ile Almanları ayırabilir ancak Ren, Hristiyan’ı Hristiyan’dan ayıramaz. Pireneler, İspanyolları, Fransızlardan ayırabilir, ancak bu onların kiliseler ittifakını ortadan kaldırmaz. Deniz, İngilizleri Fransızlardan ayırabilir, ancak aralarındaki din birliğini asla ayıramaz”

Erasmusun Türklere dair pek çok sözü bulunmakta;

“Türklerden ve şeytanlardan hoşlanıyorsanız böyle kurbanlar vermeye devam etmelisiniz.”

“Eğer Türkleri Hristiyanlığa kazandırmak istiyorsak, önce kendimizin Hristiyan olması gerekir!”

“Yeryüzünün dörtte üçünü kaplayan şu barbar Türkler kendi dinlerinin doğruluğu ile övünüp boş inançlara kapılmış alçaklar saydıkları Hristiyanlara tepeden bakarlar.”

Rotterdam Şehir Genel Görünümü

Rotterdam’da üniversite ve köprü gibi pek çok yere ismini vermiş, Avrupa öğrenci değişim programının ilham kaynağı olmuş olan Erasmus, çalışmaları ile Avrupa’nın günümüz fikri altyapısını oluşturan temel taşlardan biri olmuştur.

 

İlgili Diğer Yazılar

HOLLANDA HASTALIĞI

HOLLANDA ALTIN ÇAĞI

AMSTERDAM’IN YÜZEN EVLERİ

İRTİBAT

Medeniyetin İzinde

Türkiye