URFA HAÇLI KONTLUĞU
Türkiye

URFA HAÇLI KONTLUĞU

Haçlı Seferleri ve Urfa’nın İşgali:

Ortadoğu ve İslam dünyası 11.yy.da birlikten uzak ve saldırılara açık bir görüntü çizmekte idi. 1071 Malazgirt’teki ağır kayıp sonrası Marmara ve Ege’ye çekilen Bizans’tan boşalan topraklarda Türkler egemen olmuştu.

Irak ve Suriye bölgesinde Abbasi Halifeliğinin koruyucusu durumundaki büyük Selçuklu Devleti’nde otorite bozulmuş ve her bir Selçuklu komutanı kendi beyliğini kurmuştu. Mısır’da ise Şii Fatımi Devleti hakimdi.
O dönemde Ortadoğu Dünya’nın en zengin bölgesiydi. İpek Yolu ticareti ve Doğu Akdeniz limanları bölgeyi zenginleştirmekteydi. Bu dönemde Avrupa’da ise hastalıklar ve açlık boy göstermiş, bilimsel çalışmalardan uzaklaşılmış, Papalık makamı tüm Avrupa siyasetine etkisini göstermeyi sürdürmüş ve siyasi birliktelik sağlanamamıştı.

Böyle bir atmosferde Haçlı çağrısının Avrupalılar için bir umut sağlayacağı düşünüldü. Prof. Dr. Işın Demirkent bir makalesinde Haçlı Seferleri’nin doğuş nedenlerini şöyle izah etmiştir;

“Batı Dünyası Haçlı hareketinin asıl motifini dini unsurlara mal etmektedir. Halbuki Haçlı Seferi düşüncesinin doğuşunda Orta Çağ Avrupa toplumunu zorlayan unsurlar aslında, Avrupa’da yıllardır süre gelen açlığın, yoksulluğun ve topraksızlığın doğurduğu kargaşa idi. Din ve “Kutsal toprakları kurtarma” sloganı ise halkı bu sefere ikna eden motivasyon kaynağı olmuştu.”

Şanlı Urfa Kale Manzrası

Birinci Haçlı Seferi:

1096 yılında yola çıkan Haçlı Ordusu’nun öncü kuvvetleri asi, cüzzam ve suçlulardan oluşmaktaydı. Avrupa içlerinde huzursuzluk oluşturan kitlenin ilk etapta ölmesi ve düşman topraklarında huzursuzluk başlatarak, arkadan gelecek ana ordunun işini kolaylaştırması hedeflenmişti. Sayıları 100.000’i bulan ordu Bizans topraklarından geçiş yaparak, Anadolu Selçukluları’nın elindeki İzmit ve Yalova’yı ele geçirmişti. akabinde Gemlik’i almak üzere hareket eden ordu yol üzerinde, ormanlık alanda pusu kurmuş olan 1.Kılıç Arslan komutasındaki Anadolu Selçulular’ı tarafından imha edildi.

Asilerden oluşan ordunun düzensiz ve zayıf olması 1.Kılıç Arslan’ı yanıltmış ve arkadan gelecek olan düzenli birliklerinden oluşmuş 600.000 kişilik orduyu küçümsemesine sebep olmuştu.
Ana Haçlı Ordusu Anadolu topraklarından büyük kıyımlar yaparak geçmiş, Anadolu Selçuklular’ı karşılarındaki büyük orduya taciz hücumları dışında büyük saldırılarda bulunamamıştır.

Şanlı Urfa Kale Manzarası

Doğudaki İlk Haçlı Devleti; Urfa Kontluğu:

O dönemde Edessa olarak anılan Urfa’da yaşayan Ermenilerin daveti üzerine Haçlı Ordusu’nun Fransız kolu Urfa’ya gelmişti. Baudouin de Boulogne 10 Mart 1098’de şehri teslim alarak 40 yıl sürecek bir hakimiyeti başlatmış olur. 40 yıllık süreçte bir kaç kez el değiştiren yönetime son olarak 1131’de 2.Joselin geçer.

Haçlı Seferinin de etkisi ile Ortadoğu’da gücü zayıflayan Büyük Selçuklu Devleti’nde komutanlar kendi beyliklerini kurma yoluna gitmişlerdir. Van Gölü çevresinde Ahlatşah, Midyat ve Diyarbakır’da Artuk, Hazar Gölü civarında İldeniz, Musul’da Zengi, ve Suriye’de Böri devletleri oluşmuştu.

Urfa Kalesi Etekleri

Doğu Akdeniz sahillerinde Urfa Kontluğu ile paralel zamanlarda Antakya ve Trablus Kontlukları kurulmuştu. Kudüs, Selçuklular kuzeyde Haçlılar ile savaşırken bundan istifade edip güneyden saldıran Şii Fatımi Devleti’nin elinde idi. Fatımi’ler Kudüs’ü 15 Temmuz 1099 tarihinde Haçlılar’a tesim etti. bu teslim sırasında kaynaklardan yer alan bilgiye göre binlerce Müslüman vahşice katledildi.

Zengi Devleti kurucusu olan Oğuzlar’ın Avşar boyundan İmameddin Zengi ümmet birliği fikrini savunmakta idi. Zengi’ye göre öncelikle Müslüman bölgelerinde birlik sağlanıp akabinde Haçlılara karşı saldırıya geçilmeliydi.

Bu hedef doğrultusunda Artuklu ve Böri beyliklerini sona erdirmişti. Zengi akabinde yönünü Urfa’ya çevirdi. Urfa Kont’u 2.Joselin, idareyi başpiskoposa bırakarak Trablus ve Kudüs’ten yardım istemeye gitmişti. Zengi’nin şehri teslim edin çağrısına dışarıdan yardım geleceğini ümid eden Haçlılar teklifi reddetti. ancak hayal ettikleri gibi yardım gelmemişti.

Şehri mancınıklarla döven ve şehir surlarının zayıf olduğu kuzeyden lağımcılara çukur kazdıran Zengi nihayet 24 Aralık 1144’te Urfa’yı fethetti. 2.Joselin bu fethi şehrin dışında çaresizce izlemişti.

Müslümanların Şehre girişi ile Fransız şövalyeler iç kaleye sığınmış, Ermeni halkı dışarıda Selçuklular’a tabiri caizse yem olarak bıraktılar. oluşabilecek üzücü durumdan korkan İmameddin Zengi saldırıları durdurarak halkın ölümüne engel olmuştur.

Urfa balıklı Göl

Peygamberler şehri olarak anılan Urfa’nın fethi İmameddin Zengi’ye İslam dünyasında bir sempati sağlamıştı. O günden bu güne Urfa İslam yönetimi altında olma özelliğini sürdürerek günümüze gelmiştir.

İlgili Diğer Yazılar

ORTODOKS HRİSTİYANLIK

HZ.İBRAHİM’İN MUCİZESİ; URFA BALIKLI GÖL

İRTİBAT

Medeniyetin İzinde

Türkiye